Burun Estetiği-Rinoplasti

Türkiyede en sık yapılan estetik ameliyatların başında kuşkusuz estetik burun ameliyatı  gelmektedir. Estetik burun ameliyatı anlamında kullanılan rhinoplasti terimi, kökenini yunanca burun anlamına gelen “rhinis”” ve oluşturmak anlamına gelen “plassein” sözcülerinden alır. Tarihsel olarak rinoplasti ile ilgili ilk bilgilere eski Hint kaynaklarında rastlanmıştır. Hint kültüründe burun saygı ve onuru temsil eder. Belli suçların cezası olarak uygunlanan burnun kesilmesi verilen en büyük cezalardan biriydi. Uygulanan bu ceza nedeniyle burun düzeltme işlemleri Hint tıbbında önemli aşama kaydetmiştir.

 

 

İlk burun küçültme ameliyatının 15.yy da yapıldığı düşünülmektedir. Kesin olmayan bilgilere göre kaza sonucu bir gözünü kaybeden Urbino Dükü Federicanın görme alanını genişletmek için kemerli burnu küçültülmüştür. 1450’deki madalyonunda kemerli olan burnu 1465 teki portresinde düzeltilmiş olarak tasvir edilmiştir.  Birinci ve ikinci dünya savaşlarında birçok şarapnel veya top mermisi gibi silahlar ile geniş yüz yarlanmaları ile birlikte sıklıkla burun yaralanmalarıda olmuştur. Bu hastalarda burun onarım cerrahisi yapılması burun cerrahisi alanında gelişimi hızlandırmıştır.

Türkiyede en sık yapılan estetik ameliyatların başında rinoplasti geliyor. Bunun nedeni ırksal özelliklerimiz nedeniyle ortaya çıkan burun şekil bozuklukları ve kıkırdak eğriliklerine bağlı nefes alma bozukluklarıdır. Ülkemizde ilk burun estetiği ameliyatları 70’li yıllarda yapılmıştır. Bu yıllarda yapılan estetik ameliyatlar çok maliyetli olduğundan genellikle Yeşilçam yıldızları ve dönemin varlıklı insanları ameliyat edilmiştir. Yetmişli yıllarda yapılan ameliyatların en büyük amacı küçük ve güzel burunlar elde etmek olduğundan, yapılan ameliyatların sonucunda küçük burunlar elde edilse de ciddi nefes alma problemleri ve asimetriler oluşmuştur. Doksanlı yıllarda estetik cerrahların sayısının artmasına paralel olarak yapılan ameliyat sayılarında çok ciddi artışlar olmuştur. Sonraki yılllarda amaç sadece küçük bir burun elde etmekten ziyade daha doğal görünümlü, ameliyat yapıldığı fark edilmeyen, hastanın nefes almasını iyileştiren bir burun yapısı elde etmek olmuştur.

Rinoplasti ameliyatı öncesinde detaylı bir yüz analizi yapılır. Burun genişliği, burun ucunun konumu, burun sırtı, cilt yapısı gibi burnu oluşturan yapılar dikkatli bir şekilde incelenerek hangi bölgeye ne kadar ve nasıl müdahale edileceği planlanır. Bir diğer önemli nokta nefes alma problemlerine yönelik yapılan girişimdir. Bu amaçla ameliyat öncesi burundaki kıkırdak eğriliği, havayı nemlendiren yapılar olan konka denilen yapıların boyutu, yine nefes almada önemli bir yere sahip burun kıkırdakları arasındaki açılar dikkatle incelenir. Tüm bu analiz ve incelemeler yapılmadan yapılan bir burun ameliyatında ameliyat sonrası problemler ile karşılaşma ihtimali çok yüksektir. 

Estetik burun ameliyatı hangi aylarda yapılmalıdır?

Rinoplasti ameliyatları için belli bir zaman dilimi yoktur. Güneş ışınalarına çok maruz kalmayan şehirde yaşayan insanlarda herhangi bir ayda bu ameliyat yapılabilir. Ancak güneşe çok maruz kalan kişilerde yaz aylarında rinoplasti ameliyatı yapıldığında güneş ışınlarına bağlı olarak deride güneş lekeleri oluşabilmektedir. Bunun önüne geçmek için güneş kremleri ve şapka kullanılmalıdır. Kış aylarında ise rinoplasti ameliyatı rahatlıkla yapılabilir ve soğuk havanın ameliyat üzerine herhangi bir etkisi yoktur. Ameliyat sonrası erken dönemde denize girilebilsede suyun içerdiği kimyasallar nedeniyle havuza girilmesi önerilmemektedir.

Kaç yaşında estetik burun ameliyatı olabilirim?

Rinoplasti ameliyatlarını genellikle 17-18 yaşından sonra yapıyoruz.

Burun ameliyatı sırasında ve sonrasında ağrı hissedermiyim?

Rinoplasti ameliyatları genel anestezi altında yapılır. Ameliyat sırasında hasta tamamen uyuduğundan hiçbir şekilde ağrı hissetmez. Ameliyat sonrasında hissedilen ağrı ise daha çok hastanın ağrı eşiği ile ilişkilidir. Bazı hastalarımız ameliyat sonrası hiç ağrı hissetmez iken bazı hastalarımızda az da olsa ağrı hissi olabilmektedir.   

Bu ameliyat sonrasında burun üzerinde iz kalırmı?

Burun ameliyatları açık teknik ve kapalı teknik ile yapılabilir. Açık teknikte dışarıdan görülen iz sadece kolumella denilen burun ucundan aşağıya doğru uzanan deri kısmında olmaktadır. Ameliyat sonrası ilk birkaç ay iz belli olsada sonraki aylarda kaybolmaktadır. Kapalı teknikte ise izler tamamen burun deliklerinin içine saklanır. Açık teknik ile yapılan ameliyatlarda burun içinde daha çok alana müdahale edebilme şansı mevcuttur. Dolayısıyla küçük problemlerin çözümü için kapalı teknik, daha fazla problem varlığında açık teknik ile ameliyatı tercih ediyoruz.

Septum Deviasyonu nedir? Rinoplasti sırasında deviasyon düzeltilebilirmi?

Septum adı verilen yapı burun tam orta hatta bulunak ve burnu iki kısma ayıran kıkırdak yapıdır. Bu yapının eğri olması kalıcı olarak burun tıkanıklığı şikayetlerine yol açar. Çok az miktardaki eğrilikler nazal endoskop ile görülürken ileri boyutlardaki eğrilikler burun dışından hemen farkedilebilir. Rinoplasti ameliyatlarında septuma yapılacak müdahale ile kıkırdak eğrilikleri düzeltilir ve burun tıkanıklığı şikayetleri giderilir. 

Rinoplasti ameliyatı burun tıkanıklığı şikayetim giderilebilirmi?

En sık sorulan soruların başında burun tıkanıklığı problemi geliyor. Burun ameliyatı sırasında nefes almayı zorlaştıran tüm yapılara müdahale şansımız bulunmaktadır. Burun tıkanıklığına neden olan yapıların başında kıkırdak eğrilikleri, konka dediğimiz havayı nemlendiren yapıların büyümesi ve burun kıkırdakları arasındaki açılar gelmektedir. Orta hatta bulunan ve septum adı verilen kıkırdak ve kemik eğrilikleri rinoplasti ameliyatı sırasında tamamen düzeltilebilmektedir. Konka adı verilen yapılan bunun yan taraflarında bulunur ve önden arkaya doğru uzanır. Esas görevleri burundan alınan havanın nemlendirilip ısıtılarak akciğerlere gönderilmesidir. Bazen yapısal olarak bazen de alerjik durumlarda bu yapılar büyüyebilmektedir. Bu yapılar rinoplasti ameliyatı ile eş zamanlı olarak küçültülebilir ve  problem ortadan kaldırılır. Bir diğer önemli konu internal nazal valv adı verilen burun kıkırdakları arasındaki açılardır. Kıkırdaklar arasındaki açılar dar olduğunda burundan alınan havaya karşı bir direnç oluşur ve burun tıkanıklığı hissedilir. Ameliyat sırasında internal nazal valv açısı genişletilir ve burudan alınan havaya karşı minimal direnç oluşur. Rinoplasti ameliyatlarında yapılan düzgün ve yerinde müdahaleler ile tüm bu yapılara müdahale edilerek burun tıkanıklığı giderilir. En çok sorulan bir diğer soru estetik burun ameliyatı olursam burun tıkanıklığı gelişirmi? sorusudur. Yukarıda açıkladığımız gibi burun yapılarına düzgün bir şekilde müdahale edildiğinde burun tıkanıklığı olmadığı gibi var olan burun tıkanıklığı şikayeti giderilmiş olur.

Ameliyat kaç saat sürer?

Rinoplasti ameliyat süresi burunda yapılacak girişimlere göre farklılık gösterir. Ortalama ameliyat süresi 3 saat civarındadır. Çok az problemli burunlarda ameliyat süresi 1,5-2 saat, çok problemli burunlarda ise süre 4-5 saate kadar uzayabilmektedir.

Ameliyat sonrasında tampon uygulyormusunuz? Takılan tamponların çıkması çok zor ve ağrılı oluyormuş. Doğrumu?

Bu soruda en sık karşılaştığım sorulardan biri. Burun içinde tampon uygulaması ameliyatı yapan cerraha göre değişiklik gösterir. Bazı cerrahlar hiç tampon uygulamaz iken bazı cerrahlar tampon uygular. Ben ameliyatlarımda tampon uyguluyorum. Tampon uygulandığında ameliyat sonrası edemin daha az geliştiğini düşünüyorum. Tampon materyali olarak bezden yapılmış olanlar ve silikon yapılı olanlar kullanılabilir. Bez tamponlar uygulandığında ameliyat sonrası burun tamamen tıkalı olduğu için burundan nefes alınabilmesi mümkün değildir. Bu durum hastalarda ağızdan nefes alınması nedeniyle ağız ve dil kuruğu gibi rahatsızlık veren şikayetlere neden olabilmektedir. Bezden yapılmış olan tamponlar ameliyat sonrası çıkarılmaya çalışıldığında, oluşan yapışıklıklar nedeniyle ağrıya neden olmaları ve görüntüleri nedeniyle hastalarda rahatsızlık oluşturur. Bu nedenle bez tampon kullanmıyorum. Hastalarımın çoğunda silikon tampon kullanıyorum. Silikon tamponların en büyük avantajı burun içine yapışmaması, ameliyattan hemen sonra nefes almaya izin vermesi ve çıkarılmas sırasında ağrı olmamasıdır. Yine buruna dışarıdan uyguladığımız termoplast burun ateli ameliyat sonrası hasta konforunu önemli ölçüde arttırmaktadır. 

Ameliyat sonrası hastanede kaç gün yatarım?

Rinoplasti ameliyat sürecini şu şekilde özetleyebiliriz. Hastanın ameliyat öncesinde gerekli anestezi hazırlığı yapılır. Ameliyat günü hastaneye yatış yapılarak ameliyat gerçekleşir.  Hasta hastanede bir gün yatırılarak ertesi gün taburcu edilir. Ameliyattan 3-4 gün sonra burun tamponu ve ateli çıkarılarak burun bantlar ile desteklenir. Göz altı morlukları bir hafta ile 10 gün arasında geçer. Hasta normal yaşantısında 10. günden itibaren dönebilir. 

Ameliyat sonrası iyileşme süreci nasıldır?

İyileşme süreci ameliyatı yapan cerraha göre çok değişkenlik gösterir. Hasta ameliyattan çıktığında ya çok az yada hiç morluk olmaz. Morluk ve şişlikler ameliyat sonrası saatler içinde yavaş yavaş başlar ve 48 saat sonunda maksimum düzeye ulaşır. Üçüncü günden itiberen şişlik ve morluklar azalmaya başlar ve yaklaşık bir hafta içinde morluklar tamamen kaybolur. Burun içi tamponlar 3. gün çıkarılır.  Burun dışındaki atel ise 5. gün çıkarılır ve yeniden burun üzerine bant uygulanır. Ameliyat sonrası 10. gün hasta normal yaşamına geri dönebilir. Ancak ödemlerin tam olarak geçmesi, oluşan burun derisi altındaki sertliklerin yumuşaması ve burnun son şeklini alması 3-6 ayı bulabilmektedir.

Estetik burun ameliyatı sonrası dikkat edilmesi gereken durumlar nelerdir?

Ameliyat sonrası özellikle erken dönemde travma olmamasına çok dikkat edilmelidir. En sık travma toplu taşıma araçları kullanıldığında veya küçük çocuklar sevildiğinde meydana geliyor. Mümkünse bunlardan uzak durulmaldır. Bir diğer önemli konu ameliyat sonrası 2. aya kadar gözlük kullanılmamalıdır. 2-3 ay süreyle çok ağır sporlardan ve güneşten uzak durulmalıdır. 

Typography is the art and technique

Typography is the art and technique of arranging type to make written language legible, readable and appealing when displayed. The arrangement of type involves selecting typefaces, point size, line length, line-spacing (leading), letter-spacing (tracking), and adjusting the space within letters pairs (kerning).

İletişim Formu